<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>GAZETE Canik - FATSA</title>
	<atom:link href="http://www.gazetecanik.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gazetecanik.com</link>
	<description>Haftalık Tarafsız Siyasi Gazete</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Feb 2012 13:16:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Soyadı gibi DÜZGÜN biridir Sayın Orhan DÜZGÜN</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/mustafa-kemal-kaymak/soyadi-gibi-duzgun-biridir-sayin-orhan-duzgun.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/mustafa-kemal-kaymak/soyadi-gibi-duzgun-biridir-sayin-orhan-duzgun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:42:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Kemal KAYMAK</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mustafa Kemal KAYMAK]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Düzgün]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[SOYADI GİBİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12164</guid>
		<description><![CDATA[81 İlin Valisi geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Bu toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da katıldı. Başbakan Erdoğan daha önceki yıllardaki toplantılarda yaptığı konuşmanın hemen hemen aynısını bu toplantıda da yaptı. Başbakan’ın konuşmasının bir bölümü şu cümlelerden ve mesajlardan oluştu. “Sizler gören gözümüz dinleyen kulağımızsınız, nerede olursa olsun her bir vatandaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>81 İlin Valisi geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen toplantıda bir araya geldi.<br />
Bu toplantıya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da katıldı.<br />
Başbakan Erdoğan daha önceki yıllardaki toplantılarda yaptığı konuşmanın hemen hemen aynısını bu toplantıda da yaptı.<br />
Başbakan’ın konuşmasının bir bölümü şu cümlelerden ve mesajlardan oluştu.<br />
“Sizler gören gözümüz dinleyen kulağımızsınız, nerede olursa olsun her bir vatandaş zora düştüğünde devletin tüm imkânlarıyla yanlarında olacağını bilmeli. Haberdar olmadığınız bir sorunun olmaması gerekir. Ben sizlerle nasıl bunları konuşuyorsam sizlerde kaymakam arkadaşlarımızla bunları konuşmalısınız.<br />
Bizim valilerimizin şehrindeki her haneden haberi olacak. Yeri gelecek hanımlarınızla beraber kapı kapı dolaşacaksınız. Bu kapıları çalarak elinizdeki paketinizle ziyaret edeceksiniz. Bu dalga dalga her haneye uzanacak. Şu kış şartlarında kimin bacası tütüyor kimin bacası tütmüyor, bunu göreceksiniz.<br />
Geçenlerde bir haberde “kaymakam makam aracını gönderdi hastayı aldırdı” diyor. Bunu haberler olağan dışı gibi gösteriyor. Bu aslında bizim için çok normal olmalı.”<br />
Başbakan Recep Tayip Erdoğan bir valinin görev yaptığı ilde neler yapması gerektiği ve nasıl çalışması gerektiği konusunda bu cümlelerle mesaj verdi.<br />
Yalnız bu konuşmanın içinde bir cümle dikkatimi çekti.<br />
Bir kaymakamın bir hastayı evinden aldırmak için makam aracını gönderdiğini ve televizyon kanallarının bu davranışı olağan dışı gösterdiğini belirtiyor.<br />
Aslında Sayın Başbakan’a şunu sormak gerekir…<br />
Kaymakam bey hastayı evinden aldırmak için makam aracını gönderirken, bu anlamlı davranışı görüntüleyen kameraların, haber yapan gazetecilerin orada ne işi vardı?<br />
Basın mensuplarını oraya kim davet etti?<br />
25 yıllık gazetecilik deneyimim bana, bu iyiliğin altında tamamen reklam koktuğunu söylüyor.<br />
Sizce de öyle değil mi?<br />
Adama sormazlar mı “madem iyilik yapacaksın, görevinin gereklerini yerine getireceksin, diğer taraftan tüm Türkiye’ye bakın ben böyle çalışıyorum diyerek reklam yapacaksın”.<br />
Sayın Kaymakam’ın kim olduğunu, nerenin kaymakamı olduğunu bilmiyorum ama bildiğim tek şey yarın Vali olabilmek için iyi iş çıkarmış.<br />
Vallahi bizim Valimiz öyle biri değil…<br />
Soyadı gibi yaptığı işlerin hepsi düzgün olan bir adam…<br />
Yani soyadı gibi kendi de düzgün bir adam…<br />
<strong><u>Ordu</u></strong> Valisi Sayın Orhan Düzgün Ordu’da göreve başladığı günden bugüne kadar çok başarılı işlerin altına imza attı.<br />
Günlük asli görevlerinin dışında da sık sık esnafla, halkla bir araya geldi.<br />
Bunların çoğunu da basını davet etmeden, gözlerden uzak bir şekilde yaptı.<br />
Bizler Sayın Valinin hangi vatandaşın hangi sorunlarıyla ilgilendiğini, hangi yoksulun evini ziyaret edip gereken desteği verdiğini, hangi gariban-yetim çocuğun elini tuttuğunu, sarıp sarmaladığını, yürekleri ısıttığını sonradan öğreniyoruz.<br />
Kendisini gerçekten çok takdir ediyorum…<br />
Bugüne kadar kendi ikbali için hiçbir reklamsal çalışmanın altına imza atmamıştır.<br />
Mesaisinin çoğunluğunu belki Vali olarak toplumun huzuru, insanların mutluluğu için harcamış olabilir…<br />
Ama bu özellik onun doğasında var…<br />
Zaman zaman kendisine yaptığımız ziyaretlerde, bir araya geldiğimiz toplantılarda bu özelliğini fazlasıyla hissediyor ve görüyoruz.<br />
Toplumsal olaylar karşısında gösterdiği duyarlılık, şefkatli yaklaşımı duygusallığını da ortaya koyuyor.<br />
Bir gazeteci gözüyle, önce insan olarak Sayın Orhan Düzgün’ü birkaç cümle ile anlatmaya çalıştım.<br />
Peki, Vali olarak Sayın Orhan Düzgün nasıl birisidir?<br />
İşte böyle…<br />
Bir işin yapılması için gerekli olan şeylere sahip olduğunuzu bilmek, hedefleriniz ne olursa olsun, herhalde başarı formülünüze ekleyebileceğiniz en önemli faktördür.<br />
Yolunuza engeller çıktığında vazgeçeceğinize; bir projeye, tamamlanana kadar sıkı sıkıya sarılma alışkanlığını edinirseniz, her zaman hedefinizin gerçekleştiğini görürsünüz.<br />
Bunu başarmanızda size yardım edebilecek önemli bir şey, hedefinize ulaşmak için geçtiğiniz süreci gözünüzün önünde canlandırma yeteneğidir.<br />
Bir amacı ve tamamlanma aşamalarını kavrayabilir ve gözünüzün önünde canlandırabilirseniz, bu durum neredeyse işi yapmak demektir.<br />
&#8220;İnsan düşündüğü her şeyi başarabilir&#8221; sözü doğru bir ifadedir.<br />
Hayal ve görme gücü olan bir insan herhangi bir işi başarmak için akıl ve kararlılığı uygun bir şekilde birleştirebilir.<br />
Aklını, kararlılığını, gücünü birleştirip başarılı olan, başarılı işler yapan, düşündüğü her şeyi başarabilen bir Validir Sayın Orhan Düzgün…<br />
Söyleyeceğim şudur ki…<br />
Sayın Başbakan, gözünüz arkada kalmasın…<br />
Ordu emin ellerdedir…<br />
Ordu düzgün ellerdedir…<br />
Biliyorum şimdi fısıltılar dolaşacak.<br />
Sakın ha, kimse bu yazının altında bir şey aramasın.<br />
Uzun süredir yazmak istediğim, ancak yoğun gündem nedeniyle her defasında ertelemek durumunda kaldığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.<br />
Bugüne kadar düzgün gazetecilik yapmış biri olarak, çok düzgün işler yapan birine hak ettiğini vermeye çalıştım.<br />
Her zaman olduğu gibi şimdi de aklımdan, yüreğimden ne geçiyorsa sizlerle paylaşmaya çalıştım.<br />
KUZEY GAZETESİ&#8230;<br />
İlçemizde yeni bir gazete daha yayın hayatına başladı.<br />
İmtiyaz sahipliğini Niyazi Yeşillerin yaptığı kuzey gazetesi günlük olarak okuyucularıyla buluşuyor.<br />
Kuzey Gazetesi’nin sahip ve çalışanlarına yayın hayatında başarılar diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/mustafa-kemal-kaymak/soyadi-gibi-duzgun-biridir-sayin-orhan-duzgun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BU KADARINI BEKLEMİYORDUM</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/onur-gungor/bu-kadarini-beklemiyordum.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/onur-gungor/bu-kadarini-beklemiyordum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:40:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur GÜNGÖR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Onur GÜNGÖR]]></category>
		<category><![CDATA[zekeriya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12162</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşım Zekeriya Eruzun’un tiyatro çalışmalarını yıllardır ilgiyle takip etmeye çalışıyorum. Çalışmalarını yakından gördüğüm için bu işi, hangi zorluklarla ve sorunlarla yürüttüğünü biliyorum. Son olarak Kıvılcım Tiyatrosu’nun sergilediği oyunu izledim. 10 Şubat Cuma akşamı Kültür Sarayı’nda gerçekleşen oyun, deyim yerindeyse kar, soğuk ve ayazın gölgesinde sergilendi. Oyunu bir seyirci gözüyle izlemenin yanı sıra, seyircinin nasıl bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşım Zekeriya Eruzun’un tiyatro çalışmalarını yıllardır ilgiyle takip etmeye çalışıyorum. Çalışmalarını yakından gördüğüm için bu işi, hangi zorluklarla ve sorunlarla yürüttüğünü biliyorum.<br />
Son olarak Kıvılcım Tiyatrosu’nun sergilediği oyunu izledim. 10 Şubat Cuma akşamı Kültür Sarayı’nda gerçekleşen oyun, deyim yerindeyse kar, soğuk ve ayazın gölgesinde sergilendi.<br />
Oyunu bir seyirci gözüyle izlemenin yanı sıra, seyircinin nasıl bir tepki verdiğini de gözlemlemeye çalıştım.<br />
Konuya giriş cümlesi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Doğrusu bu kadarını beklemiyordum.<br />
İlk olarak kış mevsiminin her türlü özelliğinin yaşandığı bir gecede, salonun dolma ihtimalini zayıf görmüştüm. Bunda yanıldığımı gördüm. Aslında güzel bir yanılmaydı bu…<br />
Öte yandan bazı aksaklıklar bir yana, oyun ve oyuncularla seyirci arasında gördüğüm sinerji görülmeye değerdi.<br />
Espriyle karışık şunu söyleyebilirim: İki saati bulan oyunda dakika başına dört kahkaha düştü.<br />
Oyunu izlemeyenler abarttığımı düşünüyorsa, şiddetle izlemelerini tavsiye ederim.<br />
Zaten “Erkeğe Şiddete Hayır!” başlığını taşıyan bu oyunun <strong><font color="red"><em>Fatsa</em></font></strong>’da birkaç kez daha sergilenmesinden yanayım.<br />
Semra Şimşek’i son derece başarılı buldum. Üstlendiği yedi ayrı rolün de üstesinden gelmeyi bildi. Daha iyi işler yapabileceğini düşünüyorum. Hele oyun içinde seslendirdiği şarkı, gönülleri fethetmeyi başardı.<br />
Zekeriya arkadaşım Semra’yla yeniden bir araya gelmekle güzel bir iş yapmış.<br />
Ogün Özcan, sunuculuğunun yanında rol aldığı tek skeçte kendini göstermeyi bildi. Sunuculuktan çok oyunculuğa yoğunlaşırsa önemli mesafeler alacaktır.<br />
Zekeriya’ya gelince zaten bu işin sevdalısı bir arkadaşımız… Özellikle kadın kılığına girdiği rolüyle ve Şahin Bey tiplemesiyle büyük ses getirdi.<br />
Belli ki; oyunun sahnelenmesi adına büyük emek verilmiş.<br />
Bu noktada sanata saygıyla birlikte, emeğe saygıyı da unutmamak gerekir.<br />
<font color="red">Fatsa</font> Kıvılcım Tiyatrosu artık bu ilçenin bir değeridir. Ve sonuna kadar desteklenmesi gerekir.<br />
Oyunda gördüğüm bazı aksamaların, sonraki seanslarda ortadan kalkacağını düşünüyorum.<br />
Fatsa’da tiyatronun yaşaması adına bu güne önemli işler yapan Fatsa Kıvılcım Tiyatrosu’na bundan sonraki sanat hayatında başarılar diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/onur-gungor/bu-kadarini-beklemiyordum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>the son…</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/feyzi-yazici/the-son.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/feyzi-yazici/the-son.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:39:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Feyzi YAZICI</dc:creator>
				<category><![CDATA[Feyzi YAZICI]]></category>
		<category><![CDATA[the son]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12160</guid>
		<description><![CDATA[Diyelim film seyrediyorsunuz… Amerikan sineması ise perdede “the end” yazdığında… Hah işte, o zaman film bitmiş demektir… Oturduğunuz koltuktan kalkacaksınız… Film eğer Yeşilçam’dan ise… Mutluluk veya ayrılık olur… Hatta ölüm… Ardından perdede ‘son’ yazacaktır… Tamam işte… Benim anlatmak istediğim de budur… The son… *    *    * Köşemin adı alışılmışın dışındaydı… Buradan Bakınca… Farklı bir bakış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyelim film seyrediyorsunuz…<br />
Amerikan sineması ise perdede “the end” yazdığında…<br />
Hah işte, o zaman film bitmiş demektir…<br />
Oturduğunuz koltuktan kalkacaksınız…<br />
Film eğer Yeşilçam’dan ise…<br />
Mutluluk veya ayrılık olur…<br />
Hatta ölüm…<br />
Ardından perdede ‘son’ yazacaktır…<br />
Tamam işte…<br />
Benim anlatmak istediğim de budur…<br />
The son…<br />
*    *    *<br />
Köşemin adı alışılmışın dışındaydı…<br />
Buradan Bakınca…<br />
Farklı bir bakış açısı getirmekti…<br />
<strong><font color="red"><em>Fatsa</em></font></strong>’ya…<br />
Tarzım ilk başlarda çok yadırgandı…<br />
Ciddiye alınmadı…<br />
Sonraları anlaşıldı…<br />
Hiciv’in tadı…<br />
Takdir edenler oldu…<br />
Yerenler de…<br />
Hatta dalgasını geçenler bile…<br />
Geldik mi bugüne…<br />
The son…<br />
*    *    *<br />
Dedi kodular…<br />
Seviyeden yoksun sözler…<br />
Zaman aşımına uğradığı halde yapılan basit şeyleri hatırlatmalar…<br />
Oysa reklamları yapılsın diye kendileri tarafından gönüllü olduğu halde…<br />
Sokakta bunları konuşmak…<br />
Yakışıksız cümleler…<br />
Dürüstlük, ilke ve doğruluk…<br />
Bunları bilmek gerek…<br />
İnsanı kurşun bir kez öldürür…<br />
Acı söz her gün…<br />
Kalp kırılınca…<br />
Yazılmıyor işte…<br />
The son…<br />
*    *    *<br />
Adam burnunun üzerine yumruğu yediğinde…<br />
“Ah arkam” demiş…<br />
Çevresindekiler gülmüş…<br />
‘Yumruğu burundan yedi, arkası acıdı’ diye…<br />
Oysa maksadı başkaydı…<br />
Arkadaşlarını aramıştı, arkasında…<br />
Onlardan biri de kalleşçe vurunca…<br />
Yumruğu burundan yediği halde…<br />
Arkası acıdı işte…<br />
Ki uzatmamın anlamı kalmadı…<br />
The son…<br />
*    *    *<br />
Son 1,5 aydır yaşadıklarım…<br />
Günlük sıkıntılarımın üzerine hayatta Allah’ın selamını vermeyeceklerim tuz biber ekince…<br />
Yazmamın gereksiz olduğunu düşündüm…<br />
Lütfen içi boş laflara inanmayın…<br />
Kendilerini temize çıkarmanın telaşı içindeler…<br />
Çizilmek istenen resme değişik açılardan bakın…<br />
O zaman ne demek istediğimi anlarsınız…<br />
Sözün kısası, <font color="red">Fatsa</font>’da teneke çalmak isteyenlere kolay gelsin…<br />
Hem çalsınlar hem oynasınlar…<br />
Kendilerine yakışan odur…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/feyzi-yazici/the-son.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>_____ÇİZgi______/ Çizilen ve Çizilemeyen!</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/dr-ahmet-fidan/_____cizgi______-cizilen-ve-cizilemeyen.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/dr-ahmet-fidan/_____cizgi______-cizilen-ve-cizilemeyen.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:39:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Yrd.Doç.Dr.Ahmet FİDAN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yrd.Doç.Dr.Ahmet FİDAN]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİZgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12158</guid>
		<description><![CDATA[Çizgi; zor/zahmetli ve kolay, tehlikeli ve güvenli, faydalı ve zararlı, masum ve lanetli bir olgu. Ötedekilerin ötekileştirmek istedikleri, beridekilerin belirmek istedikleri, ayırt edilmeye teşne bir bulgu… (a.f.) Her dilde, tanım yapılırken, benzer şeyler virgülle ayrılarak guruplama yapılır ve çoğu zaman eski tabirle &#8220;manayı muhalifinden hareketle&#8221; tanım ortaya çıkarılır. Her bir tanım aslında yatay (lineer) veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çizgi; zor/zahmetli ve kolay, tehlikeli ve güvenli, faydalı ve zararlı,<br />
masum ve lanetli bir olgu.<br />
Ötedekilerin ötekileştirmek istedikleri, beridekilerin belirmek istedikleri,<br />
ayırt edilmeye teşne bir bulgu… (a.f.)<br />
Her dilde, tanım yapılırken, benzer şeyler virgülle ayrılarak guruplama yapılır ve çoğu zaman eski tabirle &#8220;manayı muhalifinden hareketle&#8221; tanım ortaya çıkarılır. Her bir tanım aslında yatay (lineer) veya dikey (vertical) olmayan çizgiyle çizilmiş sınır ya da sınırlardan oluşur. Bu bakış açısıyla, her çizgi aslında bir tanımdır. Tanım ne kadar zor veya kolay ise, çizgi de o kadar kolay veya zordur. Şu var ki, tanım da çizgi de çoğu zaman sahibinin gücünün izlerini taşır. Bir tanımdaki her bir sözcüğün tuğlalarının kimyası, taştan mı yoksa elmastan mı; o tanımı yapanın ustalığını gösterir.<br />
Ne var ki, elmas ise en sert şu dünyada,<br />
Elması da yontan bir metal vardır.<br />
Ne var ki, güç ise eğer çizgiyi çizen,<br />
Gücün üstünde bir güç ve çizgiyi bozan vardır. (A.F.)<br />
Çizgi zordur, zira tanım yapmak zordur. Çizmek için önce bir tanım yapmak gerek. Öteki tarafın veya beriki tarafın ne menem şey olduğunu.<br />
Çizgiyi okumak kolaydır, zira çizgi varsa eğer bir grup ortaya çıkmış ve bireysel ve toplumsal fiziksel ve fizik ötesi olgular yüzeysel de olsa anlaşılır hale gelmiştir.<br />
Çizgi tehlikelidir, zira çizginin sınırları, zulüm veya adaleti, varlık veya yokluğu işaret eder. &#8220;Efrâdına câmi, ağyarına mâni&#8221; okkalı bir tanım, her şeyden öte bir risktir aslında. Bu çizgiden sonra olabilecek muhtemel gelişmelerin &#8216;kelebek etkisi&#8217;nin başlangıcını oluşturur. Bir çizginin izi derin olduğu kadar güvenlidir bir yönüyle. Zira aristotelesçi mantıkla, skolastik felsefeyle, en ucube tanımlar bile asırlarca en güvenilir sınırları va&#8217;z etmiştir.<br />
Çizgi faydalıdır zira, çizgi toplumu, kalabalığı düzene koyar. Arapça &#8220;HAT&#8221; denilen çizgi, aslında her şeyin bir haddidir bütün bir sanatkaraneliğiyle. Haddin bilinmesi ise, bir ölçüde &#8216;kendin bilinmesi&#8217;dir. Kendin bilinmesi ise, ilmin girintisidir. Çizgi, zararlıdır aslında, çizgi tarihteki bütün skolastik bakışın ve de üretilmiş oluşturulmuş bütün önyargıların ilk ivmesidir. Önyargılar büyüdükçe çizgi derinleşir, derinşetikçe önyargılar devleşir, birbirini sürekli ve düzenli olarak büyütüp dururlar.<br />
Çizgi masumdur zira, çizgi kişiliksizlerin, güçsüzlerin dönüp dolaşacağı sınırlardır. Bilmediği sulara gitmemesi gerektiği yerlerin yasak alanlarıdır, dönüp dolaşmaktır fasit de olsa dairesinde safça kalakalmaktır. Çizgi masum olduğu kadar lanetlidir de. Bu lanet te, önyargı kabusunu besler, alttan üstten, sağdan soldan, önden arkadan hayatın bütün kat ve katmanları arasını çepeçevre kuşatır esareti sonsuzluğa kadar yaşatır. Çizgi öyle lanet şeydir ki, ayakları yanan pirelerin zıpla(ya)mayacağı, korkuyla koşullanmış bir kabustur çizgi.<br />
Çizgi çizgi hayatın her katı,<br />
Kırlangıç fırtınası,<br />
Hepsi birbirinin aynı,<br />
Her biri birbirinden farklı,<br />
Altı güvense üstü tuzaklı,<br />
Önü cesaretse ardı yasaklı…(A.F.)<br />
* * * * *<br />
Bakışınıza bağlıdır çizgi. Her şeyde olduğu gibi.<br />
Niyet ne ise, çizgi ona itaat eder aslında.<br />
İster derin olsun hayattaki izi, ister kuma yazılsın, çizgi çizgidir, her çizgi bir ezgidir.<br />
Ezgi ise, ömürdür, bir ömür boyu sezgi ise, çizginin İZgisi…<br />
Mutlu pazarlar efendim, pazar kahvenizin fincanındaki çİZgilere bakın bakalım, neleri hayal ettirecek size, siz hayal kurarken, alık alık bakarken fal bakanın suratına, o sizin yüzünüzdeki çizgileri öyle bir okur ki, iz iz olursunuz, o okurken izinizi, izini belli etmez karda, karda yürürken kâr da eder yeter ki siz tav olun söylenenlere. Siz tavlanırken o da AVlansın bakalım sizinle…<br />
Bol köpüklü tavlı ama AVsız bir ömür dileğiyle esen kalınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/dr-ahmet-fidan/_____cizgi______-cizilen-ve-cizilemeyen.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EN BÜYÜK ALKIŞ SEYİRCİYE…</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/zekeriya-eruzun/en-buyuk-alkis-seyirciye.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/zekeriya-eruzun/en-buyuk-alkis-seyirciye.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:38:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zekeriya ERUZUN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zekeriya ERUZUN]]></category>
		<category><![CDATA[EN BÜYÜK ALKIŞ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12156</guid>
		<description><![CDATA[Bazen kendime kızıyorum. “Halkımız tiyatroya neden ilgisiz?” dediğim için… Yıllarca bu sahte gerekçenin arkasına saklanmaya çalıştım. Bunun kendi kendimi aldatmaktan başka bir işe yaramadığını anlamak, maalesef yıllarımı aldı. Sürekli yakınma hali beni yormuştu zaten… Bu yakınma belki de bir “öğrenilmiş çaresizlikti.” Ama aşıyoruz. Aşacağız. Aşmak zorundayız. Dar çerçevelerden bakarak sanat yapılamaz. Başarıya ulaşmış nice tiyatroların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazen kendime kızıyorum.<br />
“Halkımız tiyatroya neden ilgisiz?” dediğim için…<br />
Yıllarca bu sahte gerekçenin arkasına saklanmaya çalıştım.<br />
Bunun kendi kendimi aldatmaktan başka bir işe yaramadığını anlamak, maalesef yıllarımı aldı.<br />
Sürekli yakınma hali beni yormuştu zaten…<br />
Bu yakınma belki de bir “öğrenilmiş çaresizlikti.”<br />
Ama aşıyoruz. Aşacağız. Aşmak zorundayız.<br />
Dar çerçevelerden bakarak sanat yapılamaz.<br />
Başarıya ulaşmış nice tiyatroların neden başarılı olduklarını anlayamadan deve kuşu olmaktan kurtulamayacağız.<br />
Ekip ruhunu anlamadan ve yaşamadan seyircinin ruhuyla bütünleşemeyeceğiz.<br />
Biz yaşamadan, başkalarına yaşatamayacağız.<br />
Riyadan uzak olmadıkça, birilerinden samimiyet bekleyemeyeceğiz.<br />
Daha doğrusu vermeden alamayacağız.<br />
Bu satırları bu gün yazıyorum ama son bir yıldır hep böyle düşünüyorum.<br />
Bir tiyatro oyununun halkla bütünleşmesinde birçok boyut var.<br />
Elbette en başta yetenek…<br />
Sonra da sırasıyla ruhsal yapı, kişilik, organizasyon, basın ve halkla ilişkiler, iş ve sanat çevreleriyle münasebetler ve azimle çalışma gelir.<br />
Belli ki; bu güne kadar saydığım kalemler içinde eksik ya da yetersiz kaldıklarımız oldu.<br />
Söz konusu yetersizliklerin olduğu yıllarda halkın tiyatroya sıcak bakmadığını, ilgisiz kaldığını söyleyip durduk.<br />
Oysa bu konu, ülkenin genel bir sorunuydu ve biz kendimize bakmalıydık.<br />
Yani eksikliğimizi sapla samanı birbirine karıştırarak ört bas etmeye çalıştık.<br />
Gelelim Kıvılcım Tiyatrosu olarak sergilediğimiz oyuna…<br />
Kar kış kıyamete rağmen “Erkeğe Şiddete Hayır!” oyununu <strong><font color="red"><em>Fatsa</em></font></strong> Belediyesi Kültür Sarayı’nda sergiledik.<br />
Son yıllarda seyirciden böylesine muhteşem bir reaksiyon aldığımızı hatırlamıyorum.<br />
Elbette eleştiriler yapıldı. Bunların önemli bir kısmını dikkate alacağımızı hemen belirteyim.<br />
Yıllar sonra aramıza dönen başarılı oyuncumuz Semra Şimşek, olağanüstü takdir topladı.<br />
2008’de kadromuzda yer almıştı. Ancak karşılıklı oynamak nasip olmamıştı.<br />
10 Şubat gecesi karşılıklı oynadığımızda anladım ki; müthiş bir enerji potansiyeline sahip…<br />
Hele oyun sırasında seslendirdiği şarkı, oyununa ayrı bir renk kattı.<br />
Eğer bu işe daha da yoğunlaşırsa büyük bir ilerleme kaydedeceğini söyleyebilirim.<br />
Bu arada gözle görülmedi ama oyuna yirmi gün kalan o süreçte müthiş işler yaptı.<br />
Onu sadece bu yönleriyle değil, bir başka yönüyle de yürekten kutlamak isterim.<br />
O da şu: Bana, <font color="red">Fatsa</font>’da evli ve iki çocuklu olduğu halde sahneye çıkacak ikinci ya da üçüncü bir bayan daha gösteremezsiniz.<br />
Bizim buralarda zordur bu işler…<br />
Tiyatro olarak onu kazandığımız için çok memnunum…<br />
Bir başka oyuncumuz Ogün Özcan… O da iki yıl önceki oyuncularımızdan…<br />
Onun oyunculuğunu, halini tavrını hep olumlu bulmuşumdur.<br />
Seyirci de, ben de kendisinden daha güzel işler bekliyoruz.<br />
Zaten gecede oynadığı tek skeçle kendini kanıtladı.<br />
Kültür Sarayı’nda ilk kez oynadık. Başta müdürümüz Muammer Sarıyar olmak üzere bütün çalışanlar tarafından sıcak bir yaklaşımla ağırlandık. Bundan sonra da böyle olacağından eminim.<br />
Bize sponsor olan kişi ve kurumlara teşekkür ederken en büyük alkışı seyircimize hediye ediyorum. hak ettiler çünkü…<br />
HOŞÇAKALIN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/zekeriya-eruzun/en-buyuk-alkis-seyirciye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SADECE NEFES ALMAK İSTİYORUM. ÇOK MU?</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/nuray-bas/sadece-nefes-almak-istiyorum-cok-mu.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/nuray-bas/sadece-nefes-almak-istiyorum-cok-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:36:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nuray BAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nuray BAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[SADECE NEFES]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12154</guid>
		<description><![CDATA[Sadece nefes almak istiyorum. İçime çektiğim havanın ciğerlerimi yakmasını değil tüm hücrelerimi temizlemesini istiyorum. Aldığım her nefesle zehirlenip hastalıklara ve ölüme bir adım daha yaklaşmak istemiyorum. Akşam eve gittiğimde saçımdan tırnağıma kadar sinen is kokusundan midemin bulanmasını  istemiyorum. Çocuklarımın gözlerimin önünde zehir solumasını ve bunun için hiçbir şey  yapamamayı kendime yakıştıramıyorum. Satılması yasak olan kömürlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sadece nefes almak istiyorum. İçime çektiğim havanın ciğerlerimi yakmasını değil tüm hücrelerimi temizlemesini istiyorum.<br />
Aldığım her nefesle zehirlenip hastalıklara ve ölüme bir adım daha yaklaşmak istemiyorum.<br />
Akşam eve gittiğimde saçımdan tırnağıma kadar sinen is kokusundan midemin bulanmasını  istemiyorum.<br />
Çocuklarımın gözlerimin önünde zehir solumasını ve bunun için hiçbir şey  yapamamayı kendime yakıştıramıyorum.<br />
Satılması yasak olan kömürlerin bedavadan dağıtılarak halk sağlığının hiçe sayılmasına artık dur denilmesi gerekiyor.<br />
Yanlış anlaşılmasın yine bedava kömür dağıtımı edebiyatı yapmayacağım. Birileri kendi iradesini bedavacılığa satmış olabilir bu onların şahsiyet sorunu beni ilgilendirmiyor.<br />
Beni ilgilendiren fındık odunları bahçe kenarlarında çürürken bacalardan çıkan zehir.<br />
Önceden İl Hıfzı Sıhha Kurulları vardı. Halk sağlığını korumakla görevli. Hava kirliliği ölçümleri yapılır ve duyurulurdu. Bu da genel ve yerel yönetimler üzerinde sorunla ilgili bir baskı oluştururdu.<br />
Ben ne zamandır <strong><font color="red"><em>Fatsa</em></font></strong> yerelinde ve genelde böyle bir açıklama duymadım. Belki kaçırmış da olabilirim. Ya bu kurum kapatıldı. Ya da bile bile halkın zehir soluduğunu ilan etmeleri engelleniyor.<br />
Akşam olunca şehrin üzerine çöken kara kara zehir bulutlarını ya kimse görmüyor ya da görmek işlerine gelmiyor.<br />
Zehirli gazlar yere yakın durduklarından en çok da küçük çocuklarımız bundan etkileniyor.<br />
Kış gelince bütün çocuklar hasta. Artık bütün çocuklar alerjik ve neredeyse astıma varan hastalıklarla boğuşuyor.<br />
Her evde bir kanser vakası, her evde bir hastalık. Malesef  o zehir kömürleri sobasında yakanlar ve bu kömürü dağıtanlar en ufak bir rahatsızlık duymuyorlar.<br />
Bir zamanlar birileri çıkıp televizyonlar da şov yapmışlardı “Çay da radyasyon yok bakın ben de içiyorum diye.” Şimdi de birileri çıkıp büyük bir pişkinlikle poşete doldurduğu kömür dumanını çekebilir içine, bir zararı yok  diye.<br />
Maalesef bu kadar ucuz ülkemizde insan hayatı ve insan sağlığı…<br />
Bu arada aklıma gelmişken, hani nefesiniz kesilir ve zehirlenirseniz hastanelerin Acil servisleri de artık paralı unutmayın.<br />
Halk sağlığı ile öyle büyük oyunlar oynandı ki; gelecekte sağlık harcamaları anormal boyutlarda artacağı bilindiğinden; sağlık harcamalarında ki hasta katkı payları her geçen gün artırılıyor.<br />
Birileri en yakın komşumuz aracılığıyla sağlığımızla oynuyor haberiniz ola.<br />
Çocuklarımız ve kendimiz için istediğimiz bir nefeslik temiz hava bile çok görülüyor bizlere …<br />
Ne yapsak acaba hazır Ömer Dinçer meslek değiştirmemizi salık vermişken poşetlere doldurup temiz hava mı satsak ?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/nuray-bas/sadece-nefes-almak-istiyorum-cok-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üzüm üzüme baka baka!</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/naci-sonmez/uzum-uzume-baka-baka.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/naci-sonmez/uzum-uzume-baka-baka.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:35:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Naci SÖNMEZ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Naci SÖNMEZ]]></category>
		<category><![CDATA[Üzüm üzüme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12152</guid>
		<description><![CDATA[Bu memlekette, artık alıştık! Herkesin huyu suyu birbirine benzemeye başladı. Arada olan, benim gariban, zavallı, biçare yurttaşıma oluyor. Yıllardır, bu yurttaş ki, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş ölçüde değişime ve farklı bir şey söyleyene şans verdi. Bizim ülkemiz insanlarını hep bizim çokbilmişlerimiz, muhafazakâr ve tutucu olarak bellemiştir ya! Külliyen yalan! Bizim insanımız kadar her seferinde, önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu memlekette, artık alıştık! Herkesin huyu suyu birbirine benzemeye başladı. Arada olan, benim gariban, zavallı, biçare yurttaşıma oluyor. Yıllardır, bu yurttaş ki, dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş ölçüde değişime ve farklı bir şey söyleyene şans verdi.<br />
Bizim ülkemiz insanlarını hep bizim çokbilmişlerimiz, muhafazakâr ve tutucu olarak bellemiştir ya! Külliyen yalan! Bizim insanımız kadar her seferinde, önemli virajlarda, farklılığıyla ve geleceğe dair programıyla ortaya çıkan siyasi aktörlere destek veren olmuşmudur?<br />
Siyasetin solunu yazık ki, uzun yıllardır CHP işgal ettiği için, halkın bu kesimde bir değişim görememesi ya da bu değişimi iddia edecek büyük ölçekli bir seçenek çıkamamasından kaynaklı, halkımızın sola dair büyük desteği görülmemiştir. Ecevit’in 70’li yıllarda ki halkçı ve demokratik çıkışıyla yükselişini ve kimi vokal gelişmeleri bu tartışmanın dışında tutuyorum.<br />
Ancak siyasetin sağ kulvarında, Menderesten bugüne, hemen hemen her 10 yıla denk düşecek büyük değişikleri halkımız fark ederek, bu değişimlerin aktörlerine yol vermiştir.<br />
Menderes, Demirel, Ecevit, Özal ve son olarak Tayyip Erdoğan!<br />
Her defasında, toplumun taleplerine, özlemlerine hitap eden bu liderler ve siyasi partiler, sonuçta, ortalığı düzleyip, toplumun desteğini arkalarında görmenin öz güveniyle, eskinin politik aklına geri dönmüşlerdir.<br />
Geçen haftada bu konuya başka bir pencereden bakmış ve politik aklın, eski ve yeni siyasi odaklarda aynı eksende olduğunu yazmıştım. İktidarı ele geçirenin, mevcut iktidarı kendi iktidarının çıkarlarına göre dizayn etmesini her keresinde ağır sonuçlarıyla bu yurttaş hep yaşaya geldi.<br />
Bugün Ortadoğu’daki gelişmeler, Kürt sorunu etrafında kilitlenmiş gibi görünen ülkenin daha demokratik bir anayasaya kavuşturulması tartışmaları bu toz duman arasında ve fırtınalar içinde çalkantılı bir sürece girmiş durumdadır.<br />
Cemaat AKP ilişkileri, toplumun gözleri önünde, MİT emniyet çatışmasının orta yerinde cereyan etmektedir. Geçtiğimiz günlerde dindar bir nesil yaratmak istediklerini söyleyen başbakan, dindar olmayanları ahlak sahibi olmamakla itham eden konuşmalarını ısrarla devam ettirerek, topluma başka bir mesaj vermeye çalışırken, hemen sonrasında direk kendisini hedef alan saldırıyı bu dindarlık mutfağından çıkan oluşumlardan gördü.<br />
Valla ben Başbakanın ifade ettiği dindarlardan değilim. Bu toplumdaki dindarların inançlarına, değerlerine, gelenek ve göreneklerine de sonuna kadar saygılıyım. Dindar değilim ama ahlak sahibiyim. Namuslu ve haysiyet sahibiyim. Bu toplumda, dindar olup ahlak sahibi olan çok dostum var. Dindar olup yaşantısını ayıpladığımda var. Ahlak sahibi olmak, insan olmakla bağlantılı bir şeydir. Erdem sahibi olmak, alçak gönüllü demokrat olmakta insan olabilmekle sahip olunacak bir değerdir.<br />
Şimdi ahlaklı olmak sınavıyla hükümetin, başta da Başbakanın karşı karşıya olduğunu düşünüyorum. Çıkıştaki topluma vaat ettiğiniz programınıza bağlı kalmak, bu ülkenin insanları arasında ayrım yapmamak, insanların insani ve demokratik haklarına taleplerine saygı göstermek,  gereğini yapmak, kısacası bu topluma verdiğiniz sözleri tutmak bu ahlak sınavının en önemli yanıt bekleyen sorularıdır.<br />
Evet, üzüm üzüme baka baka kararıyor. Nereye baktığınız önemlidir. Burada AKP’ye oy vermiş yurttaşında ahlaki bir görev ve sorumlulukla karşı karşıya olduğunu düşünüyorum.<br />
Yurttaş en büyük denetleyendir.<br />
Yurttaş, toplumun ahlak kurallarının yozlaştırılmasına en büyük barikatı koyacak yegane güçtür.<br />
Yurttaş toplumsal hayatın varlık nedenir.<br />
O yüzden, vakit o vakittir.<br />
Yurttaşın, ses verme ihtiyacı belirmiştir!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/yazarlar/naci-sonmez/uzum-uzume-baka-baka.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum”</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/fatsa/butun-ordululari-serefli-alinlarindan-opuyorum.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/fatsa/butun-ordululari-serefli-alinlarindan-opuyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:29:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur ULUTAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fatsa]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Antalyaspor]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Genel Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[maç]]></category>
		<category><![CDATA[manset-yani]]></category>
		<category><![CDATA[Orduspor-MP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12134</guid>
		<description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Orduspor-MP Antalyaspor maçında okunan Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi nedeniyle Ordululara teşekkür etti. Grup Toplantısı’nda Kılıçdaroğlu, “Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum, hepsine saygı sunuyorum” dedi. 12 Şubat Pazar günü 19 Eylül Stadı’nda Orduspor taraftarının okuduğu Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, 14 Şubat Salı günü Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Toplantısı’nda taşındı. Kılıçdaroğlu, grup toplantısında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.gazetecanik.com/fatsa/butun-ordululari-serefli-alinlarindan-opuyorum.html/attachment/butun-ordululari-serefli-alinlarindan-opuyorum" rel="attachment wp-att-12135"><img class="alignleft size-full wp-image-12135" title="“Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum”" src="http://www.gazetecanik.com/wp-content/uploads/2012/02/“Bütün-Orduluları-şerefli-alınlarından-öpüyorum”.jpg" alt="“Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum” “Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum”" width="281" height="179" /></a>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Orduspor-MP Antalyaspor maçında okunan Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi nedeniyle Ordululara teşekkür etti. Grup Toplantısı’nda Kılıçdaroğlu, “Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum, hepsine saygı sunuyorum” dedi.<br />
12 Şubat Pazar günü 19 Eylül Stadı’nda Orduspor taraftarının okuduğu Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, 14 Şubat Salı günü Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Toplantısı’nda taşındı. Kılıçdaroğlu, grup toplantısında Orduspor taraftarının Türk halkının duygularına tercüman olduklarını ifade etti.<br />
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Orduspor taraftarının Atatürk’ün Gençliği Hitabesi’ni okumalarıyla ilgili şunları söyledi:<br />
BAĞIMSIZLIKANDI OKUDULAR…<br />
“Değerli arkadaşlarım, Orduspor’a ve Ordululara yürekten bir teşekkür sunmak istiyorum. Orduspor’un yiğit taraftarlarına Ankara’dan, Cumhuriyet Halk Partisi’nden Cumhuriyet Halk Partililerin selamlarını göndermek istiyorum. Onlar geçen Pazar günü Türk halkının duygularına tercüman oldular. 9 bin kişi stadyumda Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sini okudular, bir bağımsızlık andını okudular, Türkiye’nin bağımsızlık andını dile getirdiler. 9 bin yürek tek ağızdan haykırdı. Söyledikleri kamu vicdanında yerini bulan, bağımsızlığın meşalesi olan bizim andımızdı.<br />
TEK YÜREK ASLANLAR GİBİ…<br />
Ordulular, Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sini okurken 19 Mayıs’ı biliyoruz, Erzurum Kongresi’ni biliyoruz, Sivas Kongresi’ni biliyoruz, o kongrede dile getirenleri aslında söylediler. O kongrelerin kaynağını dile getirdiler Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okurken. İşbirlikçilere karşı, mandacılara karşı tek yürek aslanlar gibi durdular, tekrar kutluyorum onları. Onlar, Türkiye’nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin nasıl daha yepyeni ve diri olduğunu bütün Türkiye’ye bir daha gösterdiler. Bütün Orduluları şerefli alınlarından öpüyorum, hepsine saygı sunuyorum.<br />
ONLARIN SESİ KESİLDİ…<br />
Değerli arkadaşlarım, Ordulular güzel bir şey yaptılar, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okudular ama bunun yanında önemli bir ayıba maalesef imza atıldı. Önemli bir utanca imza atıldı. Ordulular Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okurken televizyonlarda onların sesi kesildi. Niye kesilir? Küfür mü sayıyorsunuz siz Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni? Hangi amaçla yapıyorsunuz bunu? Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz bunu? Hadi, Recep Tayyip Erdoğan’ı anladık, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nden hoşlanmaz, hadi AKP’li bakanları, onların sözcülerini anladık Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi nasırlarına dokunmuş gibi onlar ürkütür. Peki, siz Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarından ne istiyorsunuz? Onlar haykırırken, <strong><u>Ordu</u></strong>’da haykırırken, siz onların sesini niye kesersiniz televizyonlarda? Bu yayın kuruluşunu hepinizin önünde kınıyorum ve yaptığı doğru değildir.”<br />
AĞIR BEDELLER ÖDEDİK…<br />
Değerli arkadaşlarım, 89 yıl önce cumhuriyeti kurduk, ağır bedeller ödedik, yurdun her karış toprağı şehit toprağıyla sulandı. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi bütün bunların özetidir. Biz geliyoruz, 89 yıllık bir mücadele sonucunda bu kazanımları elde ettik. 66 yıl sonra çok partili hayata geçtik. Demokrasiyi getirdik, demokrasiyi daha ileri noktalara taşımak için mücadele ettik. Bütün bu devrimlerin altında Cumhuriyet Halk Partililerin imzası vardır ve biz üçüncü devrime daha imza attık, sosyal demokrasiyi getirdik. Bir demokraside sosyal demokrasi yoksa o demokrasi topaldır. Sosyal demokrasi halka inanan, halka güvenen, halkın siyasetini odağına koyan bir düşünceyi de Cumhuriyet Halk Partisi getirmiştir. Değerli arkadaşlar, şimdi 2012 yılındayız, demokrasiden mi söz edeceğiz?”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/fatsa/butun-ordululari-serefli-alinlarindan-opuyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okulların güvenliği tamam</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/fatsa/okullarin-guvenligi-tamam.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/fatsa/okullarin-guvenligi-tamam.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:26:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur ULUTAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fatsa]]></category>
		<category><![CDATA[manset-alti]]></category>
		<category><![CDATA[Okulların güvenliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12126</guid>
		<description><![CDATA[Okullarda alınması gereken güvenlik tedbirleri karara bağlandı. İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Atilla Yiğit başkanlığında yapılan toplantıya Şube Müdürleri, Emniyet Müdürü Hüseyin Arslan ve okul müdürleri katıldı. Toplantıda ilk söz alan İlçe Emniyet Müdürü Hüseyin Arslan, Emniyet Müdürlüğü olarak imkanlar dahilinde okullarda güvenliği sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Okulların güvenliğinde personel ve araç yetersizliğinden dolayı bazı sıkıntıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.gazetecanik.com/fatsa/okullarin-guvenligi-tamam.html/attachment/okullarin-guvenligi-tamam" rel="attachment wp-att-12127"><img class="alignleft size-full wp-image-12127" title="Okulların güvenliği tamam" src="http://www.gazetecanik.com/wp-content/uploads/2012/02/Okulların-güvenliği-tamam.jpg" alt="Okulların güvenliği tamam Okulların güvenliği tamam" width="300" height="225" /></a>Okullarda alınması gereken güvenlik tedbirleri karara bağlandı. İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Atilla Yiğit başkanlığında yapılan toplantıya Şube Müdürleri, Emniyet Müdürü Hüseyin Arslan ve okul müdürleri katıldı.<br />
Toplantıda ilk söz alan İlçe Emniyet Müdürü Hüseyin Arslan, Emniyet Müdürlüğü olarak imkanlar dahilinde okullarda güvenliği sağlamaya çalıştıklarını söyledi. Okulların güvenliğinde personel ve araç yetersizliğinden dolayı bazı sıkıntıları olduğunun da altını çikzen Arslan, “Okullarımız bizler için çok önemli. Buralarda güvenliğin sağlanması için yoğun bir çaba içerisindeyiz” dedi.<br />
İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Atilla Yiğit ise toplantıda okulların ve öğrencilerin güvenliği konusunda yardımlarından ve desteklerinden dolayı İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür etti. Yiğit, okul müdürlerine güvenlikle ilgili sorunlarında acil olarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçebileceklerini, güvenlik ve emniyetin sağlanmasında  <strong><font color="red"><em>Fatsa</em></font></strong> İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün her zaman yanlarında olacağını bilmelerini istedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/fatsa/okullarin-guvenligi-tamam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Belediyelere çevre desteği arttı</title>
		<link>http://www.gazetecanik.com/fatsa/belediyelere-cevre-destegi-artti.html</link>
		<comments>http://www.gazetecanik.com/fatsa/belediyelere-cevre-destegi-artti.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 15:25:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uğur ULUTAŞ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fatsa]]></category>
		<category><![CDATA[çevre desteği]]></category>
		<category><![CDATA[manset-alti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gazetecanik.com/?p=12122</guid>
		<description><![CDATA[Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, bakanlık olarak Ordu’da belediyelere çevre desteğini artırdıklarını söyledi. Balta, 2011 yılında belediyelere yaklaşık 9 milyon lira çevre yatırımları için yardım yapıldığını, aynı zamanda 16 atık su arıtma tesisi inşaatının sürdüğünü söyledi. Muhammet Balta, Ordu İl Genel Meclisi toplantısına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Balta, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://www.gazetecanik.com/fatsa/belediyelere-cevre-destegi-artti.html/attachment/belediyelere-cevre-destegi-artti" rel="attachment wp-att-12123"><img class="alignleft size-full wp-image-12123" title="Belediyelere çevre desteği arttı" src="http://www.gazetecanik.com/wp-content/uploads/2012/02/Belediyelere-çevre-desteği-arttı.jpg" alt="Belediyelere çevre desteği arttı Belediyelere çevre desteği arttı" width="300" height="197" /></a>Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Muhammet Balta, bakanlık olarak <strong><u>Ordu</u></strong>’da belediyelere çevre desteğini artırdıklarını söyledi. Balta, 2011 yılında belediyelere yaklaşık 9 milyon lira çevre yatırımları için yardım yapıldığını, aynı zamanda 16 atık su arıtma tesisi inşaatının sürdüğünü söyledi.<br />
Muhammet Balta, Ordu İl Genel Meclisi toplantısına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Balta, çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin korunması projelerinin desteklenmesi amacıyla bakanlık olarak belediyelere mali ve teknik destek verdiklerini ve gerekli takibi yaptıklarını belirtti. Ordu ilinde belediyelere 2005 yılında 473 bin lira yardım yapılırken, 2006 yılında herhangi bir yardımda bulunmadıklarını belirten Balta, sonraki yıllarda ise yardımın devam ettiğini belirtti.<br />
Bakanlık olarak 2005-2011 yılları arasında belediyelere yardım miktarının toplam 22 milyon 193 bin lira olduğunu bildiren Balta, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:<br />
ORDU’YA YAPILAN DESTEK…<br />
“Ordu ilinde Ordu Belediyesi’nin Akçaova Deresi, Kabataş Belediyesi, Öceli Köyü ve Kökenli Köyü Civil Deresi’nde olmak üzere halen aktif olarak çalışan 4 atık su arıtma tesisi bulunmaktadır. Bu tesislerin dışında 16 atık su arıtma tesisi inşaatı devam etmektedir. İnşaatı devam eden Ordu Belediyesi Derin Deniz Deşarjı-Arıtma Tesisi inşaatının finansmanı IPA kapsamında temin edilecek olup, ihale aşaması sonuçlandırılmıştır. Ayrıca, 6 atık su arıtma tesisi proje, 2’si ise ihale aşamasındadır. Bunların yanı sara Çamsan A.Ş, Ünye Çimento, Altaş Gıda A.Ş ve Poyraz-Poyraz A.Ş. sanayi kuruluşlarında atık su arıtma tesisi bulunmakta olup, deşarj izni vardır.”<br />
İL GENEL MECLİSİ’NE BİLGİ…<br />
Ordu’da AK Parti İl Başkanlığı’nı da ziyaret eden Balta, Ordu İl Genel Meclisi’nin Şubat ayı dördüncü birleşimine de katıldı. Balta, bakanlığın yürüttüğü çevre kirliliğini önleme ve katı atık projeleri hakkında Meclis üyelerine bilgi verdi. Balta, doğal dengenin köylerde yaşayan vatandaşlar tarafından değil, eğitilmiş insanlar tarafından zarar gördüğünü öne sürerek şöyle konuştu:<br />
DOĞAL DENGEYİ KİM BOZUYOR…<br />
“Köylerde, yaylalarda ve meralarda yaşayan insanların ekonomik açıdan durumlarının ortada, bu nedenle doğal dengeyi bozmalarının söz konusu değil. Bu insanlar doğaya uygun ahşap evlerde oturuyorlar. Doğal dengeyi eğitilmiş insanlar bozuyor. Üç kat, beş kat villalar yapıyor. Yani biz bozuyoruz, ondan sonrada feryat ediyoruz, konuşuyoruz niye bu doğal denge bozuldu diye. Bu konu ile alakalı en azından mevcut yapıları bir sistemle beraber kontrol altına alıp, geleceği nasıl kurtarırız düşüncesiyle hareket etmeliyiz.<br />
BAKANLIĞIN BİR ÇALIŞMASI…<br />
Şu anda bakanlık olarak Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü’nün bir çalışması var. Bir yönetmelik hazırlanıyor. Bu yönetmelik hazırlandıktan sonra olaylara kesinlikle fırsat vermememiz lazım. Özellikle köy yerleşik alanı ile yaylaların yerleşik alan tespiti yapıldıktan sonra artık bu gibi durumlara fırsat vermememiz lazım. Buraları hep beraber korumamız lazım. Burada yasakçı bir devlet zihniyetiyle başarılı olmak mümkün değil. Masa etrafında muhataplarıyla birlikte ortak bir karar almamız lazım ki başarılı olunsun.”<br />
SULARIMIZ BOŞUNA AKTI…<br />
Balta, İl Genel Meclisi’ndeki konuşmasında elektrik üretiminde ülkemizin dışa bağımlılığının azaltılması gerektiğini de bildirdi. Balta, “Yıllarda sularımız boşuna aktı” dedikten sonra daha sonra HES’lerin kurulduğunu ve rüzgar enerjisinden faydalanıldığını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gazetecanik.com/fatsa/belediyelere-cevre-destegi-artti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

